ÇİZGİLER
ÇİZGİLER (19.6.2002)
İki nokta arasındaki doğru,
Başlangıcı belli,bitişi belli…
Nerden gelip nereye gittiği,uzunluğu,kalınlığı,rengi…
Bütün çizgilerin başlangıcı ve bitişi de bellimi?
İnsan hayatını çizgi ile temsil edersek,iş biraz karışıyor…
Öyle bir çizgi ki,sürekli,canlı, değişen,nerde biteceği bittiğinde belli olan,
Hayır hayır bittiğinde aslında bitmediği söylenen ,farklı ortamlarda süre giden zaten başlangıcınında görüldüğü yerde olmadığını fark ettiğimiz,ama tam olarak başlangıcını da kestiremediğimiz,kestiremeyeceğimiz bir harikulade çizgi,
Biraz karışık oldu sanki,ama zaten karışık bir durum var ,bilgimizle çözemiyeceğimiz kadar karışık hem de…Hele ben mevcut bilgim ile biryere gelemem herhalde bu konuda ,ama düşünmeden de edemiyorum işte,
Başladığı yeri olduğu kadar biteceği yeri de ancak ve ancak ÇİZEN’in bildiği bir çizgi…
Hep aklıma takılır; ömrümüzü temsil eden çizginin bir an nerede bittiğini bilsek,çizgimizin kalan kısmına neler sığdırmak isterdik,nasıl çabalardık,
Diyelim ki çizginin bu dünyadaki bitiş noktasını biliyoruz,içinde yaşadığımız zamanın denk geldiği nokta da zaten belli,sondan geriye doğru tanzim edebilirsek-hani bazı filimlerde olur ya; sonunu gösterir,sonra o sona nasıl gelindiğini uzun uzun işler işte onun gibi-,o zaman yapmamız gerekenlere ait bir program yapabilirmiyiz,
O kaçınılmaz son,bütün çizgiler için sözkonusu,fakat yeri bilinmeyince ;kalan süreyi gösteren çizgi boyu bilinmeyince nasıl bir program yapılır ki,
Ayrıca , bu dünyadaki son u bilmek te yeter mi acaba,program için,çizginin en son noktasının yerini de belirlemek gerekmez mi,
Son nokta ;cennet-cehennem ; çizgimizin dünyadaki şekillenmesine göre ÇİZER tarafından belirlenmeyecek mi,
O halde ,kalan çizgi boyu kadar ,çizgimizin hedeflediğimiz nihai bitiş noktasını da belirlemeli değilmiyiz?..
Beynimi zorluyor bu düşünce sürekli olarak,ve üzerinde koşarak gittiğim çizginin her an biteceğini bilmek tedirgin ediyor,ama hızımı da kesemiyorum,bacaklarım oralı değil,onlar verilen programı uyguluyor sanki,
Çizgiler bazen birbiriyle kesişiyor,birbirinin üstüne biniyor,ama hepsinin bitiş noktası ayrı,
Bu kesişmeler de çizgilerin yapısını yönünü etkiliyor…
Sevdiklerimiz,korktuklarımız,nefret ettiklerimiz,alacaklılarımız,borçlularımız,birlikte olmaya doyamadıklarımız,bir dakika beraber olmaya tahammül edemediklerimiz,
Çizgilerin kesişmesinde de bizim etkimiz yok,ona da ÇİZEN karar veriyor…
Şimdi bir senaryo planlayalım:
Çizginin en son noktasının cennette bitmesini arzu ediyor olalım mesela;
Dünyadaki bitiş noktası da ölüm anımız…
İyi bir ölüm yaşayabilmek,sonrasında düzgün bir çizgiyle cennete ulaşmak istiyoruz,
Çizginin bu şekilde olması tamamen ÇİZER e bağlı fakat bizim de O nu isteğimiz yönünde razı etmemiz için bir şeyler yapma serbestimiz var,
Neler yapmamız gerektiği belirtilmiş,bize bildirilmiş,
Kolaylaştırılmış ödevler…
Çizgimizin dünya-ahiret kırılma noktasına kadar bu belirtilen ödevleri yapıyor olmamız,kalan kısmın uzunluğunu bilmesek de bu uğraşı,çalışma durumundayken o noktaya ulaşmamız gerekiyor,
Kalan çizgi boyu çok uzun ya da çok kısa olabilir , önemli olan yol boyunca istikrarlı hareket edebilmek,
Sürekli: iyi, rızaya uygun koşabilmek,
Kesişme noktalarında,diğer çizgilerin etkisiyle bu seyahat iyi veya kötü etkilenebilir, fakat,çizginin her an bitebileceği düşünülüp hemen toparlanmak gerektiği hatırda daima canlı tutulmalı,
Ahiret e ait işlerde ;iyilik yapma,ibadet etme v.s.,sürekliliği sağladığımızı düşünelim,dünya’ ya ait işleri nasıl tanzim edeceğiz,uzun yatırımlara çalışmalara girsek;ya çizgi az sonra bitiverirse,yarıda kalmayacak mı ,o halde hiç başlamamalı mı ?,
O zaman dünyadaki dev eserler,savaşlar,mücadeleler,büyük sevdalar, aşklar, mesneviler,filimler,romanlar, güzellikler , izleri halen duran o harikulade çizgiler nasıl olacaktı,
İşin sırrı yoksa ”yarın ölecekmiş gibi ahiret ,hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışın” tavsiyesinde mi ?
Hacca gitmeye kalkışan karınca misali,iyiliklerin yolunda ölmeyi bilmeliyiz…
Allah ; bizim çabamıza göre çizgiyi belki de sonu cennette bitecek şekilde şekillendirecek,bize de dünya da yeterli süreyi verecektir,
Bize düşen O nun rızasının yolunda olma arzusu ,çabası ,gayreti,azmi içinde olmaktır kanaatimce…
Dünya da iyi bir ölümü hak etmek için gayretimizin sürekliliği,iyi bir ölümü hep göz önünde bulundurmak la olur sanırım,ölümü unutmakla değil,
Güzel bir dantelin benzerini yapan hanımefendi,benzerini yapmaya çalıştığı örneği gözünün önünden iş bitene kadar ayırmaz,
Ölümden bahsedince insanı karamsarlıkla ,iç karartıcı olmakla suçlamak sanırım bu açıdan yanlış bir tavır oluyor…
“Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz,nasıl ölürseniz öyle haşrolunursunuz ” sözü aslında çizginin denklemini veriyor…
0 yorum yazılmıştır